Gelir Vergisi İhtilaf Çözümü

Gelir Vergisi İhtilaf Çözümü

Hesap döneminin tamamı dikkate alınmadan düzenlenen inceleme raporuna istinaden, başka bir araştırma ve inceleme yapılmadan belli bir karlılık oranı üzerinden tarhiyat yapılamaz.

Faturasız satışı yapılan emtia bedelleri ile ilgili düzenlenen inceleme raporunda alış bedelleri dikkate alınmadan matrah farkı belirlenemez.

Sahibi olunan bir kamyonun 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 53 ve 54 üncü maddelerde belirtilen zirai faaliyette kullanılan bir araç olup olmadığı yolunda idarece yapılmış bir tespit olmaksızın zirai mükellefiyet tesis edilemez.

Yoklama fişleri düzenlendikleri tarih itibariyle hüküm ifade edeceğinden, mükellefiyet tesisine esas alınan yoklama fişine dayanılarak geriye dönük olarak mükellefiyet tesis edilemez.

Borç olarak verilen para dolayısıyla faiz geliri elde edildiği yönündeki iddia, borç olarak verilen para karşılığında ne gibi güvenceler alındığı, borç alan şahsın ifadesi dışındaki iddialar ve davacının, borç alan şahısla ihtilafa düşüp düşmediği araştırılmadan faiz geliri elde edildiği sonucuna ulaşılamaz.

Vergi Barışı Kanununa dayanılarak vergi borçları idarece hesaplanan tefe tutarları ile birlikte Kanunda belirtilen sürelerde ödeyen mükellefler için, idarenin hatasından kaynaklanan nedenlerle yeniden borç çıkarılması hukuka aykırıdır.

Şirket ortağına para aktarılmış olmasının, tek başına örtülü örtülü kazanç dağıtımının varlığını kanıtlamayacağı, ortağa aktarılan paranın şirket işlerinde kullanılıp kullanılmadığının, şirket işleri de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekir.

Vergi incelemesi sırasında, kayıt ve beyan dışı bırakılan bir maliyet unsuru bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanamadığı halde, kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatın bir kısmının emtia maliyeti olduğu kabul edilerek matrah azaltılamaz.

Muhtelif marka ve model iş makinaları satışları sonucu elde edilen ticari kazancın eksik beyan edildiği sadece Sanayi odasından elde edilen bulgulara göre değerlendirilemez.

Arsanın başka parsellerle birleştirilip, kat irtikafı oluşturularak inşa edilen bağımsız bölümlerin fiilen kullanılabilir hale geldiği yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihte başlar. Bu bağımsız bölümlerin değer artış kazancına tabi olup olmadığı yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihe bakılarak karar verilir.