Gayrimenkul satışlarında vergi mahkemelerinin ticari faaliyete bakışı nasıldır?

Gelir Vergisi Kanunu’nda, ticari faaliyetin çerçevesini tayin edecek belli ölçüler konulmamıştır. Ticari faaliyetin asli unsurlarından biri, faaliyetin devamlı olarak yapılmasıdır. Ticari nitelikte olsa bile, arızi olarak yapılan işlemlerden doğan kazançlar, ticari kazanç olarak değil, diğer kazanç ve iratlar olarak vergilendirilecektir. O halde bir ticari işlemin devamlı yapılıp yapılmadığının tespiti önem arz etmektedir. Bu noktada, tüm hukuk dallarında olduğu gibi, vergi hukukunda da, asıl olan ilgilinin niyetidir. Öncelikle kişinin devamlılık kasıt ve niyetinde olması gerekir. Devamlılık kasıt ve niyetinin en önemli göstergesi ise, ticari bir organizasyonunun varlığıdır. Ticari organizasyonun varlığı da; “işçi çalıştırılması”, “işyeri kiralanması”, “yapılan işlem adedinin çokluğu” ve “muhasebe hesaplarının tutulması gerekliliği” gibi çeşitli unsurların mevcudiyeti ile anlaşılabilir. Yapılan muamelelerdeki çokluktan anlaşılması gereken, hem alımda hem de satımda devamlılığın gerçekleşmiş olmasıdır.

Ancak alım ve satımdaki çokluğun esas alınması halinde de, özel durumlar ayrıca kendi özelliği içerisinde değerlendirilmelidir. Nitekim gayrimenkullerin şahsi ihtiyaç ve servetin korunması amacı ile alınarak, servetin niteliği değiştirilmek suretiyle nakde çevrilmesi amacıyla satılmasında ticari amaçtan söz etmek mümkün değildir.

Daha ayrıntılı bilgi için vergicezayargilamasi.com’la iletişim kurunuz

Saygılarımızla…

Leave A Reply