Author: admin

  • Home
  • Author: admin
  • Page 2

Vergi Hukukunda tebliğ olunan vesikalar üzerinde esasa müessir şekil hataları nelerdir?

Türk Dil Kurumu Yayınları Türkçe sözlüğünde müessir kelimesi etken, etkili anlamlarına gelmektedir. Bilindiği üzere 213 Vergi Usul Kanununun hatalı tebliğler başlıklı 108 inci maddesi tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri yalnız aşağıdaki durumların varlığı hallerin de düzenlenen belgelerin vesikayı hükümsüz kılacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumlar; Vergi ihbarı ile ilgili […]
Read more

Vergi İdareleri tarafından düzenlenen bilgi isteme yazıları dava konusu edilebilir mi?

Bilindiği üzere; Vergi uyuşmazlıklarında yürütülmesi zorunlu işlemler, ihbarname ve ödeme emri tebliği, tahakkuk fişi kesilmesi veya vergi tevkifi yahut düzeltme ve şikâyet başvurularının yetkili organlar tarafından red olunması biçiminde ortaya çıkar. Vergi idareleri tarafından düzenlenen bilgi isteme yazıları uyarınca istenen belgelerin gönderilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesileceği ihtar olunmasına rağmen ortada özel usulsüzlük cezası kesilmesi […]
Read more

Gayrimenkul satışlarında vergi mahkemelerinin ticari faaliyete bakışı nasıldır?

Gelir Vergisi Kanunu’nda, ticari faaliyetin çerçevesini tayin edecek belli ölçüler konulmamıştır. Ticari faaliyetin asli unsurlarından biri, faaliyetin devamlı olarak yapılmasıdır. Ticari nitelikte olsa bile, arızi olarak yapılan işlemlerden doğan kazançlar, ticari kazanç olarak değil, diğer kazanç ve iratlar olarak vergilendirilecektir. O halde bir ticari işlemin devamlı yapılıp yapılmadığının tespiti önem arz etmektedir. Bu noktada, tüm […]
Read more

Mükellefin devreden zararının azaltılması ve gelecek yıllara ait maliyetlerinin değiştirilmesi işlemine karşı herhangi bir tarhiyat yapılmadan düzenlenen vergi inceleme raporuna dava açılabilir mi?

Bilindiği üzere; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘‘İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı’‘ başlıklı 2’nci maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olmaları nedeniyle, menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu’nun 378’inci maddesinde ise, Vergi Mahkemesi’nde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, […]
Read more

Vergi Mahkemelerinde parasal olarak duruşma, tek hakim, itiraz (istinaf), temyiz sınırı ne kadar dır ?

Bilindiği üzere; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir. Dilekçeler üzerine ilk inceleme başlıklı 14 maddenin 4 üncü fıkrası tek hâkimle çözülecek dava dilekçelerinden bahsetmekte fakat bunun yasal sınırına değinmemektedir.  Tek hâkim tarafından bakılacak olan davalarda yasal sınır […]
Read more

Limited şirketlerde kanuni temsilci adına ödeme emri hangi durumlarda düzenlenebilir ?

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10 uncu maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi […]
Read more

Vakfın, kurumlar vergisi mükellefi olan iktisadi işletmesinden kalan karın vakfa aktarılması kar payı ve iştirak kazancı olarak değerlendirilebilir mi?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde; vakıflara ait ”iktisadi işletmeler” kurumlar vergisi mükellefi sayılmıştır. Buna göre, vakıflara tabi iktisadi işletmelerin; kazanç gayesi gütmemesi, tüzel kişiliğinin ve ayrı bir sermayesinin bulunmaması veya kendilerine ait iş yerlerinin olmaması hâllerinin kurumlar vergisi kapsamına alınmalarına engel olmadığı anlaşılmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 75/2. maddesinde; iştirâk hisselerinden doğan kazançların […]
Read more

Adi ortaklıklarda katma değer vergisi tarhiyatı ortaklık adına mı yapılmalıdır?

Bilindiği üzere; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 44 üncü maddesinde, katma değer vergisinin, bu vergiyle mükellef gerçek veya tüzel kişiler adına tarh olunacağı, şu kadar ki adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin katma değer vergisi tarhiyatına muhatap olacağı düzenlenmiştir. Ancak bu genel kuralın uygulanmasına imkân görülmeyen istisnai durumlarda katma […]
Read more

Boşanma karşılığında alınan nafaka gelir vergisine tabi midir ?

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 1 inci maddesinde gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi olduğu, gelirin ise bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun muaflık ve istisnalar başlıklı ikinci kısmının 25 inci maddesi tazminat ve yardımlarda müstesnalar adı altında düzenlenmiştir. Bu maddenin 8 […]
Read more

Vergi ve cezalarda indirim müessesesi ödeme emri aşamasındaki vergi ve cezaları kapsar mı?

Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun dördüncü kitabı vergide ceza hükümlerine ayrılmıştır. Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları( vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılır (213 sayılı  VUK  331). Vergi ziyaı; mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi […]
Read more